EN İYİ 10 KIŞ TATİLİ MEKANI 1. Zigana Geçidi – GÜMÜŞHANE 2. Ayder Yaylası – RİZE 3. Ilgaz Hacettepesi – KASTAMONU 4. Yedigöller – BOLU 5. Sumela Manastırı – TRABZON 6. Abant Gölü – BOLU 7. Sarıkamış Ormanları – KARS 8. Uzungöl – TRABZON 9. Uludağ Tutyeli Pisti – BURSA 10. Palandöken – ERZURUM
En güzel 10 kar manzarası Her mevsimin kendine has bir görüntüsü var. İlkbaharın çiçeklenen ağaçları, sonbaharın sarı yaprakları, yazın pırıl pırıl güneş altında yanan kumsalları… Kış manzarası denince de akla hemen karla kaplı ağaçlar, dağlar, tepeler geliyor. Kar tüm çirkinlikleri örtüyor, bembeyaz güzellikler yaratıyor.
Turizm & Otelcilik Eğitimi Nerede Alınır?
Dünyanın dört bir yanından turizm ve otelcilik okulları, öğrencilerini bu dinamik sektörün ihtiyaçlarına cevap verecek yetiştirmek için birbirleriyle yarışıyorlar. Avrupa okulları geleneksel ve kaliteli yapılarıyla turizm otelcilik eğitiminde iyi derecede kabul görürken, Avustralya ve Yeni Zelanda okulları da göz dolduruyor.
Avrupa, özellikle de İsviçre turizm & otelcilik okullarının beşiği olarak biliniyor. Bu nedenle eğitimlerini Avrupa’da tamamlamış olan adaylar, diğer ülkelerden mezun olanlara göre daha kolay iş bulabiliyorlar. Turizm – otelcilik eğitiminde gelenekselliği ve kaliteyi bir arada sunan Avrupa üniversiteleri, ABD’den Çin’e, Rusya’dan Afrika’ya kadar pek çok farklı coğrafyadan öğrencilerin eğitim aldığı kurumlar olarak tanınıyorlar. Birleşmiş Milletler’in Rusya ve Çin’i geçtiğimiz günlerde 21. yüzyılın turizm pazarı olarak ilan etmesiyle birlikte pek çok öğrenci bu sektörde kendine iyi bir yer bulabilmek için iyi okullarda eğitim almanın yollarını aramaya başladı.
Turizm & Otelciliğin gelişen ve önemli endüstrilerden olduğu ülkelerde, sektördeki gelişmelere paralel olarak artan kalifiye eleman ihtiyacının karşılanması noktasında iyi bir fonksiyona sahip olan Avrupa turizm – otelcilik okullarında okumanın geleceğe dönük faydaları hayli fazla. Özellikle İsviçre okullarının, diğer turizm & otelcilik üniversitelerinden ayrılan, farklı departmanlardaki operasyonel becerilere ağırlık vermek, yiyecek – içecek konusunda sağlam bir bilgi ve birkaç farklı dili kullanarak hizmet vermek gibi artıları bulunuyor. (Örnek okul: Swiss Hotel Management School)
İsviçre’nin kaliteli ve geleneksel eğitimini biraz pahalı bulanlar için Hollanda’da kaliteli ve fiyat olarak uygun seçenekler bulunuyor. Hotelschool The Hague bunlardan sadece bir tanesi. Hollanda okulları hesaplı olmanın yanında turizm & otelcilik eğitimini geleneksel kalıpların dışında sunarak bu konuda trend belirleyici olduklarını da savunuyorlar.
Turizm & otelcilik eğitiminin yapısına paralel olarak bir veya iki yıllık sertifika / diploma programlarına sahip İsviçre merkezli özel okullar sektörün talebine bağlı olarak geniş bir yelpazede lisans ve y.lisans programları sunuyorlar. Akademik içerikli bu programlar geleneksel mesleki deneyimleri ileri seviyede eğitim becerileriyle bir arada almak isteyenler için tavsiye ediliyor. Geleceğe ilişkin beklentilerini yüksek tutanların daha fazla eğitim taleplerine paralel olarak sertifika ve diploma programlarına göre lisans ve master programlarına olan talebin arttığı gözleniyor.
İsviçre’de kurulu özel turizm & otelcilik üniversiteleri her seviye ve alt yapıda öğrenciye hitap eden program yelpazesine sahipler. Halihazırda turizm & otelcilik eğitimi almış lise ve üniversite mezunları yanında başka bir alanda eğitim almış üniversite mezunlarına da hitap eden programlar mevcut.
Turizm & otelcilik okullarının kalite standartlarını belirleyen farklı organizasyonlar bulunuyor. Avrupa genelinde faaliyet gösteren “The European Foundation for the Accreditation of Hotelschool Programmes (EFAH)” ile İsviçre’de faaliyet gösteren “The Swiss Hotel Schools Association (ASEH)” bunlardan ikisi. 1985 yılında İsviçre merkezli turizm & otelcilik okullarının kalite standartlarını belirlemek ve korumak adına kurulan ASEH’in 12 üye okulu bulunuyor. Bu kuruluşlar tarafından akredite okullar, yabancı öğrencilerin seçimlerini daha sağlıklı yapmalarına katkıda bulunuyorlar.
İsviçre okullarında turizm & otelcilik eğitimi, bir sömestr akademik eğitim, bir sömestr staj programı şeklinde sunuluyor. Bu süreçte teorik ve mesleki bilgisini geliştiren öğrenciler okulların uluslar arası otel zincirleriyle olan ilişkileri sayesinde de iş arayışında destek kazanmış oluyorlar.
Avrupa okulları yanında Avustralya ve Yeni Zelanda turizm & otelcilik okulları da oldukça popüler. Avustralya’nın Sydney kentinde kurulu The International College of Touirsm and Hotel Management güney yarı küredeki en büyük yatılı turizm & otelcilik okulu ünvanına sahip. 20 hektarlık bir alana kurulu okul, Sydney şehir merkezine hızlı feribotla 15 dakika mesafede bulunuyor. Okul tarafından sunulan akademik programların Avustralya’nın önde gelen üniversitelerinden Macquarie University ve İsviçre’nin sayılı okullarından Cesar Ritz tarafından ortaklaşa sunuluyor olması da okulun kalite güvencesinin teminatı niteliğinde.
Yeni Zelanda’nın New Plymouth şehrinde kurulu Pacific International Hotel Management School bu bölge için bir diğer seçenek. Okulda 3 yıl süreli lisans programları yanında 2.5 yıllık diploma programları da sunuluyor. İsviçre’nin prestijli turizm & otelcilik okullarından IHTTI işbirliğiyle programlarını sunan PIHMS, öğrencilerin mezuniyetini takiben iş bulmaları konusunda yüzde yüz destek sağlıyor. Okul, öğrencilerini maaşlı staj programlarına yerleştirerek 4-5 yıldızlı otellerde iş deneyimi edinmesine de yardımcı oluyor.
Turizm & Otelcilik okulu seçiminde nelere dikkat etmelisiniz?
¥ Turizm & Otelcilik eğitiminde gerek ülkenin gerekse okulun geçmişi ve gelenekselliği önemlidir.
¥ Sunulan programın içeriği nedir? Uluslar arası bir müfredat okutuluyor mu? Pratik tarafları ne kadar güçlü?
¥ Ne tür deceler sunuluyor ve akreditasyon durumu nedir?
¥ Okulun ilişki içinde olduğu eğitim kurumları var mıdır?
¥ Okul, kurulu olduğu ülkenin yerel eğitim otoriteleri tarafından tanınıyor mu?
¥ Hangi otel zincirleriyle bağlantıları var ve irtibatları nasıl?
¥ Mümkünse, halen okuyan öğrencilerden veya mezunlardan referans verebiliyorlar mı?
¥ Mezunlar daha çok nerelerde çalışıyorlar?
Bırakın Alternatif turizm & otelcilik eğitimi konusunda başından sonuna kadar sizi aydınlatsın: Daha fazla bilgi için lütfen danışmanlarımızı arayınız. Telefon: 0212-292 4326 ve E-mail: ups@alternatifecs.com yoluyla dilediğiniz zaman irtibat kurabilirsiniz.
Turizm & Otelcilik programlarına kabul almış öğrencilerimizden bazıları
Azat Öğülmüş: Oxford Brookes University (Master)
Selim Östan: Swiss Hotel Management School (Master)
Yasin Başar: Swiss Hotel Management School (Lisans)
Alper Yörümez: Swiss Hotel Management School (Master)
Alıntı
Cansever-Canim dediklerim
Polonya’da polisin, internet üzerinden çocuk pornosu yaymak ya da bulundurmak suçlarıyla ilgili olarak 54 kişiyi gözaltına aldığı bildirildi.
Polis sözcüsü Mariusz Sokolowski yaptığı açıklamada, dün evlere ve bürolara düzenlenen baskınlarda 56 bilgisayar, video kaseti, DVD ve CD’lere el konulduğunu kaydetti.
Sözcü, Almanya polisinin işbirliğiyle düzenlenen baskınlar konusunda başka ayrıntı vermedi.
Bu kişilerin çocuk pornosu bulundurmaktan suçlu bulunmaları halinde 5 yıl, yaymaktan suçlu bulunmaları halinde de 8 yıl hapis cezasına çarptırılabilecekleri belirtildi.
Polonya’da çocuk pornosuyla ilgili suçlardan bu yıl 200′den fazla kişi gözaltına alınmıştı.
DTP’nin kapatılmasını protesto eden göstericilerin işyerini açık tuttuğu için saldırması üzerine Kaleşnikof’la ateş açan ve 2 kişinin ölmesine sebep olduğu ileri sürülen manifaturacı T.B. ve ailesi gizli bir biçimde Bulanık’tan götürüldü. Lise öğrencisi Necmi Oral’ın cenaze törenine katılanlardan bir grup, manifaturacı T.B.’nin evine taş attı. Bulanık Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nın 10 yıllık Başkanı Mehmet Hanifi Koşuncu, “8 yıl yalvararak getirdiğimiz Halk Bankasını 10 dakikada yaktılar. Esnafın durumu perişan” dedi.
Bulanık’ın köyleriyle 85 bini aşkın vatandaşın barındığı 20 bin nüfuslu ilçe merkezi uzun yıllardan bu yana ilk kez 15 Aralık Salı günü karıştı. DTP’nin kapatılmasını protesto etmek isteyenler işyerini açık tutan manifaturacı T.B. ile tartıştılar. Uğradığı saldırının ardından T.B., işyerinde bulunan Kaleşnikof marka otomatik tüfekle ateş açtı. Açılan ateş sonucu 19 yaşındaki Necmi Oral ile 45 yaşındaki muhar Kemal Ağcan öldü, 3′ü kurşunla diğerleri de saldırılar sırasında olmak üzere 8 kişi de yaralandı.
Halkın linç girişimi nedeniyle T.B.’nin ailesinden olanlar önce Emniyet amirliğine oradan da Skorsky helikopterle Bulanık dışına çıkarıldı. Olaydan sonra yakalanan T.B. de yine benzer korku nedeniyle iddiaya göre Muş’a götürüldü. Çevre illerden gelen polis, manifaturacı T.B.’nin evinin çevresinde etkin güvenlik önlemi aldı. Bulanık ilçesine girişler polis tarafından kimlik denetimi ile yapılıyor. Van, Erzurum, Muş, İstanbul, Trabzon’dan gelen 600′u aşkın Özel Harekat ve Çevik Kuvvet polisi, Hükümet Konağı, Emniyet Amirliği ve hassas noktaları kontrol altında tutuyor.
Bulanık Devlet Hastanesi morgundan cenazesi bugün alınan 19 yaşındaki açık lise ikinci sınıf öğrencisi Necmi Oral’ın cenazesi Cumhuriyet Camisi’ne götürüldü. Manisa’ya inşaatlarda çalışmaya giden babası Fariz Oral’ın katılmadığı törende, annesi Peri Sinem ve 6 kardeşi hazır bulundu. T.B.’nin evinin çevresinde etten duvar ören, panzerlerle manifaturacının ailesinin konutunu koruyan güvenlik güçleri, taş atmak isteyenlere engel oldu. Cenaze törenine katılan yaklaşık 2 bin kişi, İnönü Mahallesi’ndeki mezarlığa götürüldü. Törene katılanlar sloganlar attılar. Cenazenin defnedilmesinden sonra bazı gruplar ilçe merkezinde sloganlar atarak yürüdüler.
Muhtar kızına ilaç isterken vurulmuş
Cenazesi dün gece Yoncalı Beldesinde toprağa verilen mahallenin iki dönemden beri muhtarlığını yapan Kemal Ağcan’ın ailesi ve çocuklarının gözyaşları durmak bilmiyor. 2002′de eşi Hatime Ağcan’ı dördüncü çoçuğuna hamileyken doğum sırasında ölmesi üzerine Kemal Ağcan, ikinci hanımı Songül’le evlendi ve her iki evlilikten Bahar (20), Yazgül (14), Songül (10), Yusuf (8) isimli dört çocuğu oldu.Olay günü kızı Songül’ü grip olduğu için okula göndermedi ve sağlık ocağına götürdü. Muayene ettiren ve doktorun istirahat etmesini söylediği kızını evine götüren Kemal Ağcan, kızını öperek yatırarak “İlaçlarını alıp geleyim” dedi ve ayrıldı. Kemal Ağcan, Bulanık’ta bankadan 330 lira maaşını çektikten sonra eczaneye giderken göğsünden aldığı tek kurşunla yaşamını kaybetti.
Kemal Ağcan’ın ilköğretim okulu üçüncü sınıf öğrencisi kızı Songül Ağcan, gözyaşları arasında şunları anlattı:
“Çok hastaydım. Babam beni muayene ettirdi ve eve getirerek yatırdı. Üzerimi örterken öptü ve ‘Kızım ilaçlarını alıp geleyim. Sen hiç yatağından kalkma’ dedi. Akşama kadar babamın yolunu gözledim. İlaçlarını getirmesini beklediğim babamın akşam cenazesini getirdiler. Onu çok özleyeceğim.”
Muhtar Kemal Ağcan’ın amcasının oğlu Fesih Ağcan (43) da, “İlk eşi Hatime doğum yaparken ölmüştü. İkinci eşi Songül’le evlendi. İlk evliliğinden üç, son evliliğinden ise tek çocuğu vardı. Amcımın oğlu, bir hiç uğruna öldürüldü. Yaşanan olaylarla hiçbir ilgisi yoktu. Tek suçu kızına gidip ilaç almaktır” diye konuştu.
8 yıl yalvararak getirdik, 10 dakikada yandı
Bulanık Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nın 10 yıllık Başkanı Mehmet Hanifi Koşuncu, çok uzun yıllardan beri ilk kez Bulanık’ta böylesine kanlı olaylar yaşandığını söyledi. T.B. ve kardeşi M.B.’nin üyeleri olduğunu anımsatan Mehmet Hanifi Koşuncu, “Aile Mardin’den geldi. Babaları ve şimdi de oğulları 40 yıllık esnaftırlar. Daha önce de kepenk kapatma olaylarına katılmamışlar. Hiç kimse böyle bir gelişme beklemiyordu. Dün yaşanan olaylardan sonra şimdi Bulanık’ta sükunet hakim. Olaylar sırasında T.B.’nin işyeri ile Ziraat ve Halk Bankaları yakılmış. Bulanık’ta iki banka vardı, şimdi yok. Hele Halk Bankası’nı tam 8 yıl yalvar yakar getirdik. Üç ay önce açıldı, yeni şube oldu. 8 yıl yalvararak getirdiğimiz bankayı 10 dakikada yaktılar. 1000 üyemiz var ama işyeri sayısı 600 kadar. Hasar tespiti yapılması ve esnafın zararının ödenmesi gerekir. Çünkü esnaf bu olaylardan büyük zarar gördü. Perişan olan esnafın çeki, kredi borcu, seneti var. Nasıl ve nerede ödeyecek?” diye konuştu.
Sakık: Sorun çözülürse kan dökülmez
Öte yandan Bulanık ilçesine gelen kapatılan DTP’nin Muş Milletvekili Sırrı Sakık, cenaze törenine katılan vatandaşların bulunduğu yerde basın açıklaması yaptı. Sırrı Sakık, “Dün halkın can güvenliğini koruyamadılar. Bu insanların demoktratik haklarını ellerinden aldılar. Biz milletvekilleri olarak halkı sakin olmaya davet ediyoruz. Bizler barış ve demokrasiden yana insanlarız. Kürt sorunu çözülürse kan akmaz” dedi.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ve 3 kuvvet komutanı akşam saatlerinde Trabzon’a geldi. Orgeneral Başbuğ’un yarın Trabzon Valiliği’nde yapılacak Güvenlik Zirvesi’ne katılacağı öğrenildi.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, bugün saat 16.10′da, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Aksay ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral A.Atilla Işık ile birlikte, Türk Hava Kuvvetleri’ne ait bir uçakla Trabzon’a geldi.
Başbuğ ve kuvvet komutanları Trabzon’da, Trabzon Valisi Dr. Recep Kızılcık, Üçüncü Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk ve diğer yetkililer tarafından karşılandı. VIP Salonu’nda bir süre dinlenen Başbuğ ve beraberindekiler daha sonra, 48. Motorize Piyade Tugay Komutanlığı’na geçti.
Havalimanı çıkışında gazetecilere açıklama yapmayan Başbuğ’un yarın Trabzon Valiliği’nde saat 10.00′da düzenlenecek Güvenlik Zirvesi’nin ardından açıklama yapacağı belirtildi.
Bu arada Başbuğ ve kuvvet komutanlarının gelişinden önce havalimanı VIP Salonu’nun önünde geniş güvenlik önlemleri alındı. Başbuğ’un 0004 plakalı makam aracının etrafında ve altında da köpeklerle arama yapılması dikkat çekti.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, YÖK’ün katsayı kararına yaptığı itirazın reddine ilişkin kararının gerekçesinde, idarenin katsayı konusunda yapacağı düzenlemede ölçülülük ilkesini dikkate alması gerektiği belirtilerek, “Ölçülülük ilkesi dikkate alınarak belirlenecek olan katsayı, temel ilkeleri açıklanan eğitim sisteminin örgütleniş biçimindeki bütünlüğü bozmamalı, alan/bölüm, mesleki eğitim, genel lise eğitimi gibi ayrımları ve yargı kararlarını geçersiz kılacak nitelikte olmamalıdır” denildi.
Kurul’un 1′e karşı 28 üyenin oyuyla aldığı kararın gerekçesinde, davayı açan İstanbul Barosunun dava açma ehliyetinin bulunduğu ayrıntılı örneklerle belirtildi.
Gerekçede, mesleki-teknik liseden mezun olan kişilerin üniversiteye girebilmelerinin, yasanın bir gereği olduğu vurgulanarak, şöyle denildi:
“Değinilen lise mezunlarına genel lise mezunlarıyla girdikleri sınavda farklı katsayı uygulanması, yapılan açıklamalar karşısında hukuka uygun ise de bu farklılığın ölçülü (idari işlemden beklenen amaç ile kullanılan araç arasında adil bir denge) olması gerektiğinde de kuşku bulunmamaktadır. İdare bu konuda yapacağı düzenlemede ölçülülük ilkesini dikkate almalıdır. Ölçülülük ilkesi dikkate alınarak belirlenecek olan katsayı, temel ilkeleri açıklanan eğitim sisteminin örgütleniş biçimindeki bütünlüğü bozmamalı, alan/bölüm, mesleki eğitim, genel lise eğitimi gibi ayrımları ve yargı kararlarını geçersiz kılacak nitelikte olmamalıdır.
Danıştay kararları, AİHM’nin anılan kararı ve belirtilen Anayasal ve yasal durum karşısında, farklı okul ve alana yönlendirilen bireylere üniversiteye giriş sınavında farklı katsayı uygulanmasının ulusal hukuka ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı olmadığı açıktır.”
Danıştay 8. Dairesi, İstanbul Barosu’nun açtığı davada, YÖK’ün 21 Temmuz 2009 tarihli kararının 3, 4 ve 5. maddelerinin yürütmesini oy birliğiyle durdurmuştu.
YÖK de 8. Daire’nin bu kararına itiraz ederek, kararın kaldırılmasını istemişti. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, bugünkü toplantısında itirazı reddetmişti.
DTP’nin kapatılmasının ardından İstanbul Beyoğlu’nda çıkan olaylarda göstericilere tabanca doğrulttukları gerekçesiyle gözaltına alınıp serbest bırakılan S.Ü, T.G ve S.Z tekrar gözaltına alındı.
3 kişinin, “Tanımadığımız kişiler bize para verip ateş etmemizi istediler” sözleri nedeniyle gözaltına alındığı belirtildi.
Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, DTP’nin kapatılmasının ardından Dolapdere’de yaşanan ve çevredeki kişilerin ve işyerlerinin zarar gördüğü olaylarla ilgili soruşturmayı sürdürüyor.
Polis, olaylarda göstericilere kurusıkı tabanca doğrultan ve gazetecilere “Tanımadığımız kişiler bize para verip ateş etmemizi istediler” şeklinde konuşan S.Ü, T.G ve S.Z.’yi tekrar gözaltına aldı. Emniyete götürülen 3 kişinin, bu sözleri nedeniyle sorgulandıkları belirtildi.
3 kişinin sorgularının ardından yarın adliyeye sevk edilecekleri söylendi.
Diğer kimyasallarla kombine olarak plastik yapımında uzun yıllardır kullanılan Bisfenol A (BPA) maddesinin bağırsaklardaki olumsuz etkisi bilimsel olarak kanıtlandı. Bisfenol A, su damacanaları, sert plastik bardaklar gibi ürünlerin yapımında kullanılıyor.
Fransız araştırmacılar tarafından fareler üzerinde yapılan ve sonuçları Amerikan Bilimler Akademisinin (PNAS) dergisinde yayımlanan araştırma, bazı biberonlar, su damacanaları, sert plastik bardaklar, yeniden kullanılabilir besin kapları, gıda ambalajları gibi günlük hayatta sıklıkla kullanılan malzemelerde yer alan Bisfenol A’nın bağırsak üzerinde olumsuz etki yarattığını ortaya koydu.
BPA ile ilgili bugüne kadar yapılan araştırmaların çoğu, bu maddenin üreme ve beyin gelişimine etkisini kapsarken, Fransa’nın Toulouse kentinde bulunan Ulusal Gıda Araştırmaları Enstitüsü (IRNA) araştırmacıları, BPA’nın ilk temas ettiği organ olan bağırsak üzerine yoğunlaştı ve maddenin olumsuz etkisini bilimsel olarak kanıtladı.
Araştırmada, farelerde ve insana ait bağırsak hücrelerinde Bisfenol A’nın, vücut için gerekli mineral tuzlar ve suyun dolaşımına olanak sağlayan bir yol olan bağırsak epitelyumunun geçirgenliğini azalttığı ortaya çıktı.
Bu arada ABD’de 6 büyük biberon üreticisinin araştırmanın sonuçlarının yayımlanmasından sonra BPA içeren ürünlerinin satışını durdurduğu belirtildi.
